Turkish Embassy in Skopje

Speeches

Sayın Büyükelçi’nin Üsküp Rufai Tekkesi Ve Gazi Baba Türbesi Restorasyon Çalışmalarının Başlatılması Töreninde Yaptıkları Konuşma, 26.08.2012


Sayın Hanımefendiler, Beyefendiler,

Mehmet efendi tarafından 1818 yılında kurulduğu bilinen ve Üsküp’teki en eski tekkeler arasında yer alan Rufai Tekkesi’nin restorasyon çalışmalarının başlatılması vesilesi ile düzenlenen bu anlamlı törende olmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyduğumu ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Değerli misafirler,

Bildiğiniz üzere Türkiye cumhuriyeti, yurt dışındaki, özellikle balkanlardaki tarihi, dini, kültürel tüm Osmanlı eserlerinin korunmasına, restorasyonuna, yaşatılmasına, bu eserlere işlerlik kazandırılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına özel önem atfetmektedir. Bizlerin ecdat yadigârı olarak nitelendirdiğimiz tüm bu eserler, bugün balkanlardaki farklı ülkelerin de tarihi, kültürel mirasıdır, zenginliğidir.

Dolayısıyla, bugün bu coğrafyada bulunan farklı, bağımsız devletlerin topraklarındaki mirasın korunması o devletlerin yararına olup, Türkiye’nin çok şükür bugün ulaştığı ekonomik düzey, güç, imkan ve kapasiteleri ölçüsünde elinden geldiğince bu mirasın korunmasına katkıda bulunması, sadece takdir edilmesi gereken bir davranıştır.

Bu kapsamda, dost ve kardeş Makedonya Cumhuriyeti’nde de, ülke makamlarının ve yerel yönetimlerin gösterdikleri yakın işbirliği çerçevesinde gerek TİKA gibi kamu kurumlarımız, gerek belediyelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız aracılığı ile bu gibi eserlerin restorasyonu ne mutlu ki elden geldiğince gerçekleştirilmektedir.
İşte Bursa Büyükşehir Belediyesi de bu kurumlarımız içinde çok önceden yerini almış, üzerine düşeni yapmış ve yapmaya devam etmektedir.

Bu kapsamda, içinde bulunduğumuz bu tekkenin onarılması çalışmalarını başlatan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne, Bursalı hayırsever işadamlarımıza, ayrıca sözkonusu çalışmaların yürütülmesinde gerekli eşgüdümü sağlayan Üsküp Çayır Belediyesi’ne, Makedonya Türk Sivil Teşkilatları Birliği – MATÜSİTEB’e, Ensar ve Köprü dernekleri başta olmak üzere, ilgili tüm sivil toplum kuruluşlarına ve eski görevi sırasındaki işbirliği ve katkılarını milletvekilliği sırasında da sürdüren Sayın Şehabi’ye ve son olarak, tüm vakıf mallarının bağlı olduğu ve Diyanet İşleri Başkanlığımızla, Büyükelçiliğimizle ve Bursa başta olmak üzere tüm hayırsever belediyelerimizle yakın işbirliği içinde olan Makedonya İslam Dini Birliğine, Reis-ul Ulema Sayın Recebi’ye buradan sonsuz teşekkürlerimi sunuyor, katkısı olan ancak, ismini buradan zikretmeyi unuttuğum kim varsa herkesten Allah razı olsun diyorum.

Bu çalışmalar sayesinde, asırlardan süzülüp gelerek bizleri bir araya getiren bu değerli eserlerin, bünyesinde barındırdığı dostluk, birlik ve kardeşlik mesajlarını gelecek nesillere aktaracağına can-ı gönülden inanıyor ve doğu Makedonya’daki bir başka kardeşlik programına katılmak üzere Radoviş’e doğru yola çıkacağımdan, buradan ayrılmak için izninizi istiyor, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.