Turkish Embassy in Skopje

Speeches

Pirlepe Rotary Club Gecesi, 16.02.2009

Sayın Belediye Başkanı
Değerli dostlar,
Saygıdeğer konuklar,

Pirlepe Rotary Kulübünün düzenlemiş olduğu bu gecede sizlere hitap etme fırsatını bulmaktan şeref duyuyorum. Öncelikle bu güzel gecenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese tebrik ve şükranlarımı sunarım.

Sözlerime, hepinizin esasen bildiği bir hususu hatırlatarak başlayacağım: Makedonya, Türkiye’nin dış politikasında olduğu kadar Türklerin kalbinde ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak bu dost ülkede görev yapmak gurur ve heyecan vericidir. Halklarımız arasında dil ve popüler kültüre bağlı etkileşimin boyutunu gayet iyi biliyorsunuz. Diğer birçok Makedonya şehri gibi, Pirlepe de Türk halk kültüründe bir yer edinmiştir. “Pirlepe’nin konakları oymalıdır, köşelidir” sözleriyle başlayan meşhur bir türkümüz dahi vardır!

Ancak ülkelerimiz arasındaki dostluk bağları, ortak halk kültüründen ve biraz sonra bahsedeceğim tarihi eserlerden daha da sağlam temellere dayanmaktadır.

Bildiğiniz üzere, çağdaş Türk devletinin kuruluşunda öncü rol oynayan büyük şahsiyetlerin birçoğu Balkan kökenlidir. Komşu kent Manastır’ın Atatürk’ün askeri eğitimini aldığı İdadi Binasına ev sahipliği yaptığı, hatta Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin Makedonya’nın batısındaki Kocacık köyünden geldiği malumunuzdur. Ancak Pirlepe’nin de bu açıdan önemli bir konumu olduğu unutulmamalıdır.

Sizlere kısaca Ali Fethi Okyar’dan bahsetmeme izin veriniz. Ali Fethi Okyar, Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu 1881 yılında, bu şehirde, Pirlepe’de doğmuştur. İlerleyen yıllarda Trablusgarp’tan Çanakkale’ye Mustafa Kemal’in silah arkadaşı olarak savaşmış, savaş meydanlarında olduğu kadar siyasi sahnede de Türkiye’nin kuruluşuna giden yolda büyük başarılar sergilemiştir. 1917’de milletvekili, 1918’de Ahmet İzzet Paşa Hükümetinde Dahiliye Nazırı, yani İçişleri Bakanı olmuştur. İki yıllık bir sürgünden sonra 1921-1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisine seçilmiş ve Dahiliye Vekilliği yapmıştır. 1924 yılında ise genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Başbakanı olmuştur.

Tarih kitaplarına ılımlı ve uzlaşmacı kimliğiyle yansıyan Ali Fethi Okyar, yaşamının geri kalan bölümünde önemli başkentlerde ve Montreux Sözleşmesi gibi hayati önem taşıyan uluslararası konulardaki müzakerelerde görev yapmış usta, büyük bir diplomattır. Bu vasıflarının gelişmesinde, doğduğu ve büyüdüğü topraklardaki çok kültürlü, çok etnili yapının ve hoşgörü ortamının etkili olduğuna inanıyorum.

Zira Osmanlı döneminde Makedonya, etnik ve dini grupların iç içe yaşadığı, kültürlerin birbirine karışarak zenginleştiği diyalogların kolayca kurulduğu bir hoşgörü toplumuydu. Osmanlı’nın çöküşüne giden dönemde karşılıklı olarak acılar çekilmişse de, o yüzyıllardan geriye kalan miras, Balkanlar’da, Makedonya’da ve Pirlepe’de her gün karşımıza çıkan bir zenginliktir.

Nitekim Pirlepe, eski Çarşısıyla, sembolü haline gelmiş olan Saat Kulesiyle, eski bir Osmanlı kenti görüntüsünü hatırlatmaktadır. Bu güzelliklere sahip çıkılması, tarihi eserlerin orijinal halleriyle korunması gerektiği kanaatindeyim. Zira kültürel çeşitliliğin ve her dönemden kalma tarihi eserlerin, Makedonya’nın zenginliği ve dışarıdan daha fazla ziyaretçi çekebilmek için en büyük kozu olduğu şüphesizdir. Pirlepe, mevcut eserlerini saklayabilirse, Makedonya’nın başlıca turistik merkezlerinden biri olabilecek niteliktedir.

Gerçekten de eski Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında nereye giderseniz gidin, hep aynı taş köprüleri, istasyon binalarını, okul binalarını ve han, hamam gibi diğer yapıları görürsünüz. Bunların birçoğunun dini amacı yoktu. Maalesef o günkü sivil binaların bazılarının bir yüzyıl sonra dini simgeler haline getirilmesini anlayabilmiş değilim. Orta Doğu’dan Balkanlara kadar tüm önemli Osmanlı kentlerinde görebileceğiniz saat kulele