Turkish Embassy in Skopje

Speeches

EVLİYA ÇELEBİ’NİN BALKANLARI ULUSLARARASI KONGRESİ, 17.04.2012

Makedonya Cumhurbaşkanı Ekselansları Gjorge Ivanov,
Medeniyetler İttifakı Türkiye Eşgüdüm Komitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi Başkanı Prof. Dr. Sayın Bekir Karlığa,
Makedonya Bilimler ve Sanatlar Akademisi-MANU’nun Değerli Başkanı Prof. Dr. Sayın Vlado Kambovski,
Türkiye’nin, Makedonya’nın ve diğer Balkan ülkelerinin Saygıdeğer Akademisyenleri, Yazarları, Düşünürleri, (ABD’yi ayrıca zikretmiyorum, zira Sayın Prof. Dr. Heath Lowry’yi artık bizden biri olarak görüyoruz)
Değerli Basın Mensupları,
Hanımefendiler, Beyefendiler,

Yalnızca Osmanlı kültürünün ve tarihinin değil, aynı zamanda onyedinci yüzyılın önde gelen kültür adamlarından, hatta bugün için bile dünya kültürel mirasının da önemli bir şahsiyeti olan Evliya Çelebi’yi ve dünya seyahat edebiyatının şaheseri olan Seyahatname’sini, özellikle onun Balkanlar bölümünü çeşitli yönleriyle ayrıntılı bir şekilde ele almak üzere bugün burada bir araya gelmiş olan bu güzide topluluğa hitap etmekten büyük bir memnuniyet ve gurur duyduğumu ifade ederek sözlerime başlıyor ve tüm katılımcılara bir kez daha hoş geldiniz diyorum.

Öncelikle, gerçekleştirmekte olduğumuz bu etkinliğin Yüksek Himayelerinde tertiplenmesini sağlayan, bugün bizzat teşrifleriyle bizleri onurlandıran ve açılış konuşmasının yanı sıra, akademisyen sıfatıyla da bir sunumda bulunacak olan Makedonya’nın Saygıdeğer Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov’a şükranlarımı sunuyorum. Sayın Cumhurbaşkanının Evliya Çelebi etkinliklerine olan ilgisi ve desteği bugün burada gerçekleştirmekte olduğumuz programla sınırlı değildir. Sayın Ivanov, UNESCO’nun 2011’i doğumunun 400. yıldönümünde Evliya Çelebi yılı olarak ilan etmesi vesilesi ile geçtiğimiz sene boyunca düzenlenen etkinlikler kapsamında, yine Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi-MEDAM’ın organizasyonu ile 14-15 Kasım 2011 tarihlerinde Paris’te gerçekleştirilen “Bir Osmanlı Seyyahı, Evliya Çelebi” isimli sergiye bizzat katılarak, serginin açılışını da yapmıştır. Esasen, Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi olarak bu güzel ülkede bulunduğum 1,5 yılı aşkın süre zarfında, gerçek bir Türkiye dostu ve entelektüel olan Sayın Cumhurbaşkanının, Makedonya’da, Türkiye’de ya da dünyanın başka bir bölgesinde ülkemizi ilgilendiren her türlü faaliyeti desteklediklerini ve bizzat teşrifleriyle onurlandırdıklarını müşahede etmiş olmanın mutluluğunu ve ayrıcalığını yaşadım ve bugün de yaşıyorum.

Bu çerçevede, son dönemde gerçekleştirdiği VII. Uluslararası Atatürk Kongresi, Balkan Savaşlarından Balkan Barışına Toplantısı ve Evliya Çelebi’nin Balkanları Kongresi gibi organizasyonlar vesilesi ile Türkiye-Makedonya ilişkilerine ve kültürel yaşamımıza önemli katkılarda bulunan Makedonya Bilimler ve Sanatlar Akademisi’ne, tüm üyelerine, Değerli Başkanları Prof. Dr. Vlado Kambovski’nin şahsında teşekkürlerimi sunuyorum.

Ayrıca, Evliya Çelebi etkinliklerini 2011 yılı boyunca dünyanın değişik yerlerinde başarıyla gerçekleştiren ve 2012 yılında da hız kesmeksizin bu çalışmalarını sürdüren Medeniyetler İttifakı Türkiye Eşgüdüm Komitesi ve MEDAM Başkanı Prof. Dr. Sayın Bekir Karlığa’ya da bu özverili gayretlerinden dolayı şükranlarımı sunuyor ve bu başarılı çalışmalarının devamını temenni ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı, Değerli Konuklar,

Ülkemizden gelen değerli düşünce ve bilim insanlarının da katılımıyla bugüne kadar Makedonya’da gerekleştirilen kültürel ve bilimsel toplantıların tümünde fark ettiğim en dikkat çekici husus, günlük yaşantımızdan yeme içme alışkanlıklarımıza kadar ülkelerimiz ve uluslarımız arasındaki ortak nokta ve müşterek değerlerimizin fazlalığıdır. İşte Evliya Çelebi de bu ortak kültürel mirasımızın önemli bir parçasıdır.

17. yüzyılın ünlü seyyahı Evliya Çelebi’nin, yarım asrı dünyanın çeşitli bölgelerinde at sırtında dolaşarak, gidip gördüğü yerleri büyük bir ustalıkla kaleme aldığı 10 ciltlik Seyahatnamesi bugün otuz civarında devlete ait çok önemli bilgileri ihtiva etmektedir.

Kültür, sanat ve sosyolojik inceleme açılarından büyük bir hazine niteliğindeki Seyahatname’sinde Evliya Çelebi’nin, gezip gördüğü geniş coğrafyayı, zaman, mekân, insan ve kültür bağlamında en ince ayrıntısına kadar, kişisel görüş ve yorumlarını da ilave ederek, kendine özgü renkli üslubuyla aktardığını görüyoruz. Seyahatname'yi benzerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri de kuşkusuz, insanla ilgili olan her şeyi kapsamasıdır. Bu yönüyle Seyahatname, anlatılan yerin toplumsal özelliklerinden günlük hayatına, demografik yapısından ekonomik durumuna, giyim kuşamından ağız farklılıklarına ve hatta mimaride kullanılan malzemeye kadar, tasvir edilen dönemin ayrıntılarıyla anlaşılması bakımından eşsiz bir tarihi vesikadır.

Seyahatname’nin dikkat çekici diğer bir özelliği de kendine has üslubudur. Evliya Çelebi’nin, günlük konuşma diline yakın, daha kolay anlaşılabilir, akıcı, sürükleyici, eğlenceli ve hatta yer yer abartılı bir üslup benimsediğini görüyoruz. Ancak, konunun uzmanları, Seyahatname’de yer verilen sayısal verilerin ve önemli bilgilerin gerçeğe uygun olduğunu teyit etmektedirler.

Evliya Çelebi ve Seyahatnamesi’nin edebi, tarihi ve kültürel özellikleri, Balkan coğrafyasına ilişkin yönleri itibariyle, değerli katılımcılar tarafından gerçekleştirilecek olan çeşitli oturumlarda ayrıntılı olarak zaten ele alınacaktır.

Bu itibarla, sözlerimi burada noktalarken, bu şehirde adı, tarihi Mustafa Paşa Camii’nden Türk Çarşısına inen sokakta yaşatılmakta olan Evliya Çelebi’nin, hanları, hamamları, çarşısı, pazarı, camileri, medreseleri ve okulları olan mamur bir şehir olarak tarif ettiği Üsküp’e bir kez daha hoş geldiniz diyor, bu vesile ile hepinize saygı, sevgi ve selamlarımı sunuyorum.